UEKAE Dergisi: “Pardus Projesi ve Türkiye Yazılım Sektörü”

UEKAE tarafından yayınlanmakta olan UEKAE Dergisi‘nin 3. sayısında Pardus ve yerli yazılım üzerine bir yazım yayımlandı. Zaman zaman alevlenen ve bugünlerde yine revaçta olan “Pardus ulusal mı, %100 yerli mi, …” tartışmalarına ışık tutması açısından yararlı bir veri noktası oluşturacağını düşünüyorum.

Pardus Projesi ve Türkiye Yazılım Sektörü

Pardus Projesi Vizyon ve Hedefleri

TÜBİTAK, 2003 yılı başında Başbakanlık tarafından milli bir işletim sisteminin olurluğunun araştırılması ve geliştirme işinin projelendirilmesi işi ile görevlendirildi. Bu kapsamda yapılan beyin fırtınası çalışmaları ardından, 2003 yılı sonbaharında, daha sonra Pardus adını alacak olan Özgür Yazılım Geliştirme ve Üretim (ÖZGÜR) projesi başlatılarak bir çekirdek ekip oluşturulması yoluna gidildi. ÖZGÜR projesi birkaç aylık bir değerlendirme sonucunda olurluk ve projelendirme çalışmalarından daha önemli ve öncelikli gördüğü işletim sistemi geliştirme işine yoğunlaştı. Uzunca süre UluDağ adıyla anılacak ve kimi yanlış anlaşılmalara yol açacak Ulusal Dağıtım projesi bu aşamada şekillendirildi. UluDağ kapsamında önce teknik olurluk çalışmaları ve değerlendirmeler yapıldı, kimi tasarım kararları verildi. Projenin başlamasından yaklaşık bir yıl kadar sonra, 2004 sonbaharında daha sistemli bir yaklaşım geliştirilmesi gereği duyularak bir Proje Ana Sözleşmesi oluşturuldu.

Proje Ana Sözleşmesi’nde Pardus şöyle tanımlanmakta:

"… bilişim okur-yazarlığına sahip bilgisayar kullanıcılarının temel masaüstü ihtiyaçlarını hedefleyerek; mevcut Linux dağıtımlarının üstün taraflarını kavram, mimari ya da kod olarak kullanan; otonom sisteme evrilebilecek bir yapılandırma çerçevesi ve araçları ile kurulum, yapılandırma ve kullanım kolaylığı sağlamak üzere geliştirilen bir GNU/Linux dağıtımı …"

Bu tanımdan Pardus projesinin Başbakanlık görevlendirmesinde vurgulanan ulusal güvenlik gereksinimlerine yoğunlaşmak yerine daha farklı bir yol seçtiğini görebiliyoruz: Pardus genel kullanıma yönelik bir işletim sistemi ve hatta bir işletim sistemi platformu oluşturmayı hedefliyor.

Proje Ana Sözleşmesi ile aynı zamanda inşa edilen proje misyonu da bu kanıyı güçlendirir yönde:

  • Ulusal teknolojik bağımsızlık, tasarruf ve güvenlik sağlamak,
  • Yerel bilgi birikimini artırmak,
  • Yüksek katma değerli üretim yapmak,
  • Ürün yol haritasına hakim olabilmek.

İlk misyon maddesi TÜBİTAK UEKAE’nin misyon cümlesinden alınma ve UEKAE’de yürütülen tüm projelerde ön planda tutulan ilkeleri içeriyor. Ancak Pardus Başbakanlık’ın "sipariş ettiği" ürünü gerçeklemeden önce bilgi birikimi sağlamayı (UEKAE içinde ve dışında) ve üretim yapmayı (yine UEKAE tarafından ve diğer) hedefliyor. Bu ufak gözlem dahi Pardus projesinin basit bir Linux dağıtımı işi olmaktan öte geçen, Türkiye yazılım sektörü ile ilgili çeşitli hedefleri olan bir çalışma olduğunu gözlemek için yeterli.

Pardus projesinin tarihçesi bundan yaklaşık 5 yıl önce, 3 Şubat 2005’te, Gaziantep Üniversitesi’nde düzenlenen Akademik Bilişim kongresinde Pardus Çalışan CD‘nin yayımlanması ile devam ediyor. Ancak bu yazı bağlamında tarihi gelişime yoğunlaşmak yerine stratejik plan ve uygulaması üzerinde duracağız. Yukarıda sözü geçen misyon kapsamında ortaya konan hedefler bir sacayağı yapısında:

  • Yaygın bir işletim sistemi dağıtımı,
  • Sürdürülebilir organizasyon,
  • Teknolojik inovasyon.

Geçen 5 yıl sonunda 200 bin üzerinde kullanıcı tarafından tercih edilen Pardus halen Türkiye’nin en yaygın Linux dağıtımı, pazar payının yaklaşık %2-3 civarında olduğunu tahmin ediyoruz. Sınırlı tanıtım olanakları ve fiili bir tekel ortamında ulaşılan bu düzey, yeterli olmamakla ve daha gidilmesi gereken çok yol olmakla birlikte, ümit verici.

Sürdürülebilirlik yalnızca finansal anlamda, projenin makul bir özyeterlilik sağlayacak gelirleri olması bağlamında ele alınmıyor. Bilgi birikiminin, insan kaynağının sürdürülebilirliği de en azından bu kadar önemli. Pardus’un yalnızca UEKAE bünyesinde yürütülen bir proje olmaktan çıkması ve geniş bir geliştirici camiası tarafından sahiplenilmesi bu noktada en önemli kazanım. 2008 yılında ufak çapta başlayan ve 2010 yılından itibaren ölçek değiştirerek devam eden milli bütçe (DPT Yatırım Planı kapsamında) desteği de vurgulanmaya değer.

Son olarak da proje kapsamında yapılanların basit bir entegrasyon ve adaptasyon çalışması olmanın çok ötesinde, teknoloji üretmeyi, üretilen teknoloji ile kullanıcıya değer katmayı hedefleyen bir yapı kurmaya yönelik olduğu görülüyor.

Pardus projesinin temel taşlarını hızla gözden geçirdiğimizde Türkiye yazılım sektörü ile ilgili önemli fikirlerle ve tasarımlarla karşılaşıyoruz. Dahası üretmeye, geliştirmeye niyetli gençlere, girişimcilere, bilişim yolu ile rekabet avantajı yaratmayı amaçlayan dinamik firmalara manifesto niteliğinde bir çağrı çıkıyor karşımıza.

İzleyen bölümlerde bu çağrının önemli bileşenlerini temel felsefe, mevcut durum ve gelecek planları ile büyüteç altına alacağız.

İş Ortakları

Pardus yazılım dizisinin özgür yazılımları kullanacağı ve özgür lisanslarla dağıtılacağı projenin başlangıcından itibaren biliniyordu. Yaygınlaşma ve iş geliştirme alandaki hedef de bir "iş platformu" oluşturmak şeklinde belirlenerek ve neredeyse tek bir satır kod yazılmadan, 2004 baharındaki Linux Şenliği’nde, ilan edilerek açık ve katılımcı yapının geliştirme ve dağıtım modelleri ile sınırlı olmayacağının altı çizildi. Pardus projesi, UEKAE ve TÜBİTAK oluşacak fikri mülkiyeti kamu yararına dönüştürmeyi ön plana alacak, kamuya açık bilginin kullanılması ile yaratılacak özel yarar için patent, lisans vb. tarzından bir mülkiyet talebinde bulunmayacaktı.

Bu yaklaşım ilk bakışta sürdürülebilirlik, özellikle finansal sürdürülebilirlik açısından doğru bir hamle olarak görülmese de biraz yakından incelendiğinde durumun bunun tam tersi olduğu görülecektir. Pardus’u ve Pardus üzerinde koşacak özgür yazılımları kamu ve özel sektörde, kurum / şirket boyundan bağımsız olarak ve Türkiye’nin her yerinde yaygınlaştırmak, TÜBİTAK ve UEKAE’nin misyon ve vizyonları, örgütlenme ve çalışma şekilleri ile uyuşmayan görevlerdir. Özellikle ulusal güvenlik birimleri ve kritik özellikteki kamu kurumları için bu görevler doğrudan UEKAE tarafından üstlenilse dahi hedef kitlenin çok büyük bir kesiminde bu operasyonu yürütmek için iş ortaklarına ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak bu şekilde hem coğrafi dağılım ve hem de proje sayısı açısından ölçeklenebilir bir organizasyon oluşturulabilecektir.

Bu değerlendirmeler ışığında 2008 yılı sonunda Pardus Göç Ortaklığı programı ilan edilerek ilk iş ortakları ile sözleşmeler yapılmaya başlanmıştır. Nisan 2010 itibarı ile sayıları 20’ye varan Pardus Göç Ortağı (PGO) geniş bir yelpazede Pardus tanıtım ve pazarlama çalışmaları yürütmekte ve hayata geçmekte olan göç projelerinde aktif olarak katkıda bulunmaktadırlar. UEKAE dahil her PGO’nun yaptığı göçlerden elde edilen bilgi birikimi ortak bir havuzda toplanmakta ve diğer iş ortakları ile paylaşılmaktadır. PGO’lar tarafından yürütülen göç çalışmaları UEKAE müşteri temsilcileri tarafından sürekli izlenmekte ve belirli bir kalite düzeyi tutturmaları sağlanmaktadır. Şimdilik yalnızca büyük şehirlerde yoğunlaşan PGO’ların 2010 yılı içerisinde tüm Türkiye sathına yayılması planlanmaktadır.

Göç projelerinin temel bileşenlerinden biri kurumların iş mantıklarını üzerinde çalıştıracağı uygulama yazılımlarıdır. Kurumsal kaynak planlama (ERP), imalat kaynak planlama (MRP), doküman ve içerik yönetimi, iş akış sistemi, müşteri ilişkileri yönetimi (CRM), veri madenciliği, iş zekası (BI) ve benzeri kurumsal yazılımlar ve bunlar üzerine kuruma özgü geliştirilen sistemler olmadan çoğu kurumun Pardus’a göçünü sağlamak mümkün olmayacaktır. Kurumların özellikle ilgilendikleri iş süreçlerini yönettikleri bu uygulama yazılımlarıdır, işletim sistemleri (ve işletim sistemleri ile kurumsal yazılımlar arasındaki katmanda yere alan web sunucular, veritabanı yönetim sistemleri, uygulama sunucular, uygulama çerçeveleri vb.) yalnızca bu yazılımlar için bir platform oluşturur. TÜBİTAK ve UEKAE’nin kurumsal yazılım geliştirme ve kurumlara özgü çözüm geliştirme görevlerini üstlenmesinin, özellikle ölçeklenme sorunları ve dikey pazar dinamikleri gözönüne alındığında, olurluğu bulunmamaktadır. Kurumsal yazılım ve çözümler konusunda da iş ortakları ile çalışmak doğru yol olarak görünmektedir.

Gerek kurumlar ve gerekse bireyler için işletim sistemi edinme yolları arasında en yaygını yeni donanım alımıdır. Dolayısı ile yaygın bir işletim sistemi dağıtımı olmayı hedefleyen Pardus’un yeni bilgisayarlarda ön-yüklü olarak satılıyor olması önemli bir gerektir. 2008 yılında bu yönde yapılan bir iş ortaklığından oldukça olumlu sonuçlar alınmıştır. Özellikle Pardus’un özgür yazılım olması sonucu yüksek sayıda Pardus yüklü bilgisayarın satılmakta olduğu da açık bir bilgidir. Buna karşın Pardus ön-yüklü satılan bilgisayarların önemli bir kısmının lisanssız sahipli yazılımlar ile çalıştırılmaya devam edildiği de bilinmektedir. 2010 ve özellikle 2011 yılı için hedeflenen bir yandan yeni donanım iş ortaklıkları ile bilgisayarların son kullanıcıya Pardus yüklü ulaşmasını sağlamak, diğer yandan da bu bilgisayarların Pardus kullanmaya devam etmesini sağlayacak şekilde tanıtıma ve destek hizmetlerine ağırlık vermek olacaktır.

Özgür yazılım ile dikey pazarlar için donanım/yazılım/servis tümleşik çözümler oluşturulması son derece kolay bir şekilde gerçekleştirilebilmektedir. Geliştirme maliyetlerinin düşüklüğü, pazara sunma zamanının kısalığı, dağıtım modellerinin serbestliği gibi özellikleri ile küçük firmalar ve genç girişimcilere son derece cazip iş fırsatları sunmaktadır. Pardus projesi girişimci iş ortakları ile ve gerekli durumlarda büyük sektör aktörlerinin de katkısı ile böylesi çığır açan ürünler geliştirmesine katkıda bulunmayı hedeflemektedir. Bu ürünleri yalnızca Türkiye çapında değil, küresel ölçekte de pazarlanabilir kılacak şekilde bir teknoloji içeriği oluşturmak yönünde üzerine düşenleri yapmaya hazırdır.

Eğitim Projeleri

Gerek Pardus kullanan kurumların ve gerekse bu kurumlara ürün ve çözüm üreten iş ortaklarının sayısının artması ile Pardus konusunda bilgi sahibi deneyimli işgücü ihtiyacı ciddi şekilde artacaktır. Bu ihtiyacın hızlı ve aynı zamanda belirli kalite düzeyinde karşılanması için en uygun çözüm standartlaşmış eğitim programları olacaktır. Bilişim sektöründe yaygın olarak kullanılmakta olan bu yöntem Pardus projesi tarafından da benimsenerek 2010 yılı ilk yarısında hayata geçirilmektedir.

Pardus eğitimlerinin profesyonellere hitap etmekte ve kariyer geliştirme amacına yönelik olarak tasarlanmaktadır. Birbiri ardına ya da bağımsız olarak izlenecek kurlar şeklinde kurgulanan bu eğitimler sonucunda TÜBİTAK gözetiminde yapılacak sınav sonrasında sertifikalandırma yapılacaktır. Mevcut ve geliştirilmekte olan kurlar şunlardır: Pardus Destek Elemanı (PDE), Pardus Destek Uzmanı (PDU), Pardus Sistem Yöneticisi (PSY), Pardus Sistem Uzmanı (PSU), Pardus Kullanıcı Eğitmeni (PKE) ve Pardus Yazılım Geliştiricisi (PYG). TÜBİTAK onaylı Pardus Eğitim Merkezleri’nde (PEM) sertifikalı eğitmenlere tarafından verilecek bu eğitimler kariyerini Pardus ve özgür yazılım çevresinde şekillendirmek isteyen bilişim profesyonelleri düşünülerek tasarlanmaktadır.

Bilgisayarları işinin bir parçası olarak kullanacak kişiler için de temel Pardus eğitimleri tasarlandı ve şekillendiriliyor. Genel bilgisayar oqkur-yazarlığının belgelendirilmesi niteliğindeki European Computer Driving License (ECDL) benzeri bir temel Pardus ehliyeti müfredatı Milli Eğitim Bakanlığı Halk Eğitim Genel Müdürülüğü ile işbirliği halinde geliştirilmektedir. Ortaya çıkacak ve Halk Eğitim onaylı bu müfredat öncelikle Halk Eğitim merkezleri, belediyeler, sivil toplum örgütleri gibi kanallarla işsizler, kadınlar ve gençlere sunulacak ve bu kesimlerin istihdama katkılarının artırılması hedefine odaklanılacaktır.

Eğitimin Pardus’un yaygınlaşmasındaki önemli bir işlevi de alışkanlıkların oluşturulması ve tanımlanması olacaktır. Bu nedenle özellikle Milli Eğitim Bakanlığı ile ortak yürütülecek çalışmalara önem verilmektedir. Halen Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü (EĞİTEK) ile yapılan bir protokol kapsamında formatör bilişim öğretmenlerine farklı seviyelerde Pardus ve özgür yazılım eğitimleri verilmektedir. Bu eğitimlerden geçen öğretmenlerin Türkiye sathında eğitim programları düzenleyerek diğer öğretmenlere bilgi aktarımında bulunması planlanmaktadır. Bu sayede her yıl 3.000’in üzerinde bilişim öğretmeni bu birincil ve ikincil eğitimlerden geçerek ilgili derslerde Pardus ve özgür yazılımlar konusunda eğitim verir hale geleceklerdir.

Üniversiteler ve Ar-Ge

Eğitim çalışmalarının son kademesi üniversiteler olacaktır. Bu aşamada ortak çalışmaları yalnızca eğitim ile sınırlı görmemek, üniversitelerin asli görevlerinden araştırma-geliştirmeyi de ufuk dahilinde görmek gereği açıktır. Seminerler, konuk dersler, bitirme projeleri, staj programları bu kapsamda gözönünde bulundurulan araçlardır. Pardus projesi, özellikle teknolojik inovasyon vizyonu ile, üniversite öğrencilerinin ilgisini çekecek niteliktedir. Nitekim 2007 yılından bu yana yürütülen staj programlarına gösterilen yoğun ilgi bunun bir göstergesidir. Önümüzdeki dönemde bu çerçevede yapılanları çeşitlendirerek artırmak hedeflenmektedir.

Üniversitelerle yürütülecek ortak çalışmalar arasında önemli yer tutan tematik ortak geliştirme projeleri olacaktır. Bunun ilk örneği Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) ile yapılan 64-bit projesi olmuştur. ÇOMÜ’de bir öğretim görevlisi önderliğinde bir grup öğrencinin oluşturduğu proje ekibi, UEKAE Pardus ekibinin de katkı ve desteği ile, 2009 yılı ortasından itibaren Pardus’un 64-bit sürümünü hazırlamaya başlamış ve 2010’un ilk aylarında bu çalışmalar ana geliştirme deposuna dahil edilmiştir. Artık Pardus’un 32-bit ve 64-bit sürümleri aynı kaynak deposundan ve aynı anda üretilebilecektir. Özgür yazılım yaklaşımı ile ve fakat belli bir organizasyonel yapı dahilinde yürütülen çalışmalar benzer projelerin oluşturulması için bize ilham vermiştir. Önümüzdeki günlerde çok sayıda üniversite ile benzer yapıda tematik ortak geliştirme projeleri başlatma hazırlıklarını yürütüyoruz.

Özellikle üniversite öğrencileri tarafından ilgi gören bir başka çalışma Google Summer of Code (GSoC) programıdır. Google’ın dünya çapında özgür yazılım projelerini desteklemek amacıyla uzun süreli stajyer öğrencilere ve ustalarına maddi destek vermesine dayalı program 2005 yılından bu yana yürütülmektedir. Pardus projesi 2008 yılından bu yana ve her yıl 5 öğrenci/proje ile GSoC programına dahil olmaktadır. Bu kapsamda öğrencilere doğrudan ürün ağacına katkıda bulunma ve Pardus geliştiricileri ile birebir çalışma olanağı sağlanmaktadır.

Staj, tematik proje ve GSoC programına dahil olan öğrencilerin gelecekte kariyerlerini özgür yazılım çerçevesinde şekillendirmelerini ümit ediyoruz. Bu sayede yalnızca Pardus ekibine nitelikli bir insan kaynağı yaratılmakla kalınmayıp Türkiye özgür yazılım camiasına da yeni yüzler kazandırılabilecektir. Orta vadede hedefimiz bu programlarda yılda 400 öğrencinin yetişmesi planlanmaktadır. Mezun olduklarında doğrudan üretime katkıda bulunacak şekilde donanımlı ve yetkin bir çalışmadan geçen bu genç geliştirici ve girişimcilerin yazılım ve bilişim sektörüne katkıları büyük olacaktır.

Pardus Ekosistemi

Orta vadede PGO’lar, yazılım ve çözüm ortakları, donanım ortakları, eğitim merkezleri ile çeşitlenen ve genişleyen Pardus ekosisteminin Türkiye yazılım ve bilişim pazarında önemli bir ağırlık oluşturacağını öngörüyoruz. Bu ekosistem kurumsal göç projelerinde işbirliği ve sinerji ilkesini ön planda tutarak hızlı, ekonomik, güvenilir ve kaliteli çözümler üretir hale gelecektir. Türkiye çapında hizmet veren, çeşitli dikey pazarlarda yetkinleşmiş, tüm kurumsal yazılım dizisine hakim bir ekosistem, Pardus’un en güçlü varlığı haline gelebilecektir. Öngörümüz orta vadede Pardus ekosisteminin 2.000 kişiye doğrudan istihdam sağlayacağını (mevcut istihdamın yaklaşık %5’i) ve yıllık 50 milyon ABD Doları büyüklüğe ulaşacağını tahmin ediyoruz. Bu sayede Türkiye yazılım sektörünün yeni ve değişik bir gelişme / genişleme alanı ortaya çıkacak, küresel rekabet avantajı oluşturma yönünde bir fırsat yakalanabilecektir.

Bu sayede ulusal güvenlik kaygısı ile ve ürün odaklı başlatılan bir proje, yalnızca 8 yıl içerisinde istihdam yaratan, yüksek katma değerli üretimi hedefleyen, mikro ve makro ölçekte rekabet avantajı oluşturan önemli bir ekonomik enstüman haline gelecektir. Dünyada esmeye başlayan özgür yazılım rüzgarının Türkiye’de hem temsilcisi ve hem de önderi Pardus olacaktır. Pardus projesi artık hedefini "Türkiye bilişim sektörünün evriltilmesi" şeklinde çizmektedir…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir