Pardus için GZFT

Özellikle girişimcilik açısından güçlü ABD gibi memleketlerde sık kullanılan, bu nedenle de Anglosakson yol ve yordamları almaya hevesli bizim gibi topluluklara da bulaşmış bir alışkanlıktır: Bir işe başlarken, bir şirket kurarken, bir due diligence yaparken illa önce bir SWOT analizi yaparlar. SWOT, yani Strengths-Weaknesses-Opportunities-Threats, yani Güçlü-Zayıf-Fırsat-Tehdit, yani GZFT. Bir zamandır Pardus projesi için oluşturmuş olduğum ve güncel tutmaya çalıştığım GZFT analizini buradan paylaşayım:

Güçlü

  • Oturmuş marka İlk Pardus ürününün yayımlanmasından bu yana geçen dört yılda Pardus ismi hem bilişim camiasında, hem teknoloji kullanıcıları arasında ve hem de genel olarak toplumda daha yaygın bilinir ve duyulur hale geldi. Pardus markalı ürünler pazarda bilinilirlik için yeni bir marka kadar çaba sarfetmek sorunda değiller.
  • (hemen hemen) Oturmuş sürüm süreci Yalnızca kurulabilen sürümler sayıldığında dahi Pardus projesi, üç ana ve dört ara sürüm yayımlamış durumda. Beşinci ara sürüm de bu belgenin yazılması esnasında tamamlanma aşamasında. Bireysel kullanıcıya hitap eden masaüstü sürümleri gözönüne alındığında, iyileştirmeye açık yanları olmakla birlikte, iyi tanımlanmış ve uygulanmakta olan bir sürüm süreci mevcut.
  • Geliştirici ve kullanıcı camiası Pardus projesinin hevesli ve dinamik bir geliştirici ve kullanıcı camiası oluşmaktadır. Özgür yazılımları sahipli yazılımlardan ayıran en önemli özelliklerinden ve özgür yazılım projelerinin en önemli varlıklarından biri olan “camia”, Pardus için hayli yol alınmış bir alandır ve gelecek planlarında dikkate alınması gereken bir unsurdur.
  • Mevcut ve potansiyel kurumsal kullanıcılar Pardus ürünleri halen çok sayıda kurumsal kullanıcı tarafından iş süreçlerine uyarlanmış ve üretim ortamında kullanıma başlanmıştır. Bu kullanıcılar pazarlama isimlendirmesi açısından “erken uyarlayıcılar” (early adaptors) kategorisine girmektedirler. Ürünün “yararcılar” (pragmatists) ve sonrasında “şüpheciler” (skeptics) kategorilerine yayılması aşamasında bu kullanıcı tabanının varlığının önemli bir kolaylık sağlama etkisi olacaktır.
  • (hemen hemen) Tamamlanmış takım Pardus projesi başlatıldığında oluşturulmaya başlanan ve geçen süre içerisinde yeni katılımlarla genişleyen ve fakat kimi ayrılmalar da yaşanan UEKAE’de görevli çekirdek ekip sayılan güçlü yanların oluşturulmasında birinci derecede önemli rol oynamıştır. Ekibin dönüm oranı özgür yazılım projeleri ve bilişim sektörü ortalamaları ile uyumludur. Bununla birlikte bilgi birikiminin yeni elemanlara geçirilmesinde önemli bir sorun yaşanmamakta ve süreç pürüzsüz bir şekilde yürütülebilmektedir.
  • TÜBİTAK markası Kamu görevi üstlenen ve kar amacı gütmeyen TÜBİTAK UEKAE’nin Pardus projesinin destekleyicisi olması ve hatta sahibi olarak algılanması hem kamu kurumlarında ve hem de genel olarak kullanıcılarda olumlu bir izlenim yaratmaktadır. Projenin özgür lisanslama ve dağıtım modeli ile birleşince bu izlenim Pardus’un kullanıcı, katkıcı ve geliştirici cezbetmesinde etken olmaktadır.

Zayıf

  • Dengesiz iş/işgücü oranı Benzer ve kıyaslama (benchmarking) Linux dağıtımlarına bakıldığında ortalama bir Pardus geliştiricisinin iş yükü ortalama bir Linux dağıtımı geliştiricisinin kat kat üzerindedir. Mevcut hali ile bu durum kalite zafiyeti, takvime uyamamak, dönüm oranında yükselme gibi olumsuz sonuçlara yol açabilmektedir.
  • Eksik yazılım dizisi Özellikle kurumsal kullanıcılar için işletim sistemi yalnızca bir platform olarak işlev görmekte, asıl iş mantığı uygulama katmanına yerleşmektedir. Mevcut hali ile Pardus projesi daha çok bireysel kullanıcıya hitap etmekte, iş mantığı uygulamaları konusunda zayıf kalmaktadır. Sonuç olarak Pardus ve özgür yazılımlara göç, yalnızca işlevsel gerekleri çok temel seviyede kalan “erken uyarlayıcı” kategorisindeki kurumlar tarafından benimsenmektedir.

Fırsat

  • e-Devlet için mevcut gereksinim e-Devlet konusunda son yıllarda yaşanan gelişmelere karşın Türkiye’de hala belirgin bir e-dönüşüm gereksinimi hissedilmektedir. Özellikle e-Dönüşüm Türkiye Projesi çalışmaları, Eylem Planları ve Bilgi Toplumu Stratejisi kapsamında daha pek çok kamu hizmetinin sanal ortama aktarılması çalışmaları sürmektedir. Bu çalışmalarda Pardus ve özgür yazılımların kullanılması, başta lisans bedellerinden tasarruf etme olmak üzere, pek çok kazanım sağlayacaktır.
  • Düşük bilgisayarlaşma oranı Ülkemizde kişisel bilgisayar yaygınlığı hala OECD ve AB ortalamalarının altında seyretmektedir. Gelir düzeyi ve eğitilmişlik ortalaması gibi unsurlardan kaynaklanan bu durumun değişmesi için gerek devlet tarafında ve gerekse bilişim sektörü aktörlerince çeşitli çalışmalar yürütülmektedir.
  • Düşük fiyatlı kişisel bilgisayarlar Düşük bilgisayarlaşma oranını yükseltmek için izlenecek yollardan biri işlevsel açıdan makul düzeyde, buna karşın düşük fiyatlı kişisel bilgisayarların piyasaya sunulması olabilir. Dünyada da özellikle son yıllarda izlenen bu yöntemin bilgisayar üreticisi ve satıcısı firmalar ile işbirliği halinde Türkiye’ye de uygulanması mümkündür.
  • Kişisel bilgisayar dışı cihazlar Aynı şekilde, özellikle internete bağlanmak ve temel işlevler için kişisel bilgisayardan daha küçük form faktörüne sahip cihazlar da bilgisayarlaşma oranını yükseltmek için bir seçenek olabilmektedir.
  • Genç nüfusun istihdam gereksinimi Özgür yazılım sürecinin özellikle giriş engellerini (barrier to entry) düşürücü ve yok edici etkisi ile yeni girişimcilere ve serbest yazılımcılara büyük olanaklar sağladığı açıktır. Genç ve istihdam edilememiş nüfusun çok olduğu ülkemizde bu durum bir fırsata dönüştürülebilecek niteliktedir.

Tehdit

  • Kanıksanmış “korsan” yazılım Ne yazık ki Türkiye’de “korsan” yazılım kullanımı oldukça yüksek oranlara ulaşmış, kanuni açıdan yasak olan bu yöntemin yaygınlaşması ahlaki sıkıntıların da ikinci plana atılmasına yol açmıştır. Bu durumun aşırı reklam ve tanıtım kampanyaları ile birleştiğinde özgür yazılımı anlatmak ve yaygınlaştırmak önünde önemli bir engel oluşturacağı düşünülmektedir.
  • “Bedava” beklentisi Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de, özgür yazılımın dağıtım modelinden kaynaklanan fiyat avantajı kimi zaman diğer özelliklerini gölgelemektedir. İngilizce’de free sözcüğünün hem özgür, hem de bedava anlamına gelmesi Free Software hareketini ilk izlenimde neredeyse yalnızca bu fiyat avantajına indirgeyebilmektedir. Bu durum, bir yandan kullanıcıda özgür yazılımla ilgili olarak herhangi bir bedel ödemeyeceği beklentisi oluşturmakta, diğer yandan da kalite algısını olumsuz etkilemektedir.
  • Fiili tekel İşletim sistemi pazarı, özellikle masaüstü segmentinde, tek bir firmanın ürünleri tarafından baskın şekilde kapsanmaktadır. Bu, hem bir seçenek karşısında bilişim sektörü aktörlerinin hareketlerini kısıtlamakta, hem de kullanıcının zihin payını (mindshare) tekel ürünü lehine dengesiz şekilde etkilemektedir. Tekel durumundaki firmanın geniş tanıtım ve pazarlama olanakları ile birleşince durum seçenek ürünler için hayli zorlaşmaktadır.

Biraz pazarlama soslu bir liste, gördüğünüz üzere, kullanılmakta olduğu belgeler itibarı ile. Ama Pardus projesini iyi bir şekilde yansıttığını düşünüyorum. Bilginize…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir