Bilişim Dergisi: “Özgür Yazılım ile Fırlayan Üretkenlik”

Bir yıldır, sevgili Yücel Kamçez derginin başına gedliğinden beri, Türkiye Bilişim Derneği‘nin Bilişim Dergisi‘ne “Özgürlük İçin…” başlığı altında yazılar yazıyorum. Özgür yazılım, Linux ve Pardus konularına değindiğim köşenin etkilerini görmeye başladık, iyi yönde ve diğer türlü 😛 İşte derginin Ekim sayısında yayımlanan Özgürlük İçin… köşesi:

Özgür Yazılım ile Fırlayan Üretkenlik

Özgür yazılımı ayrıntılı didikleyen yazılarımıza “reklamlar” için bu ay ara vereceğiz. Çünkü geçtiğimiz günlerde Pardus 2008’in ilk güncelleme sürümü yayımlandı. Yeni kullanıcıların yüksek hacimli güncelleme gereksinimlerini ortadan kaldırmak ve Pardus teknolojilerinin en son durumlarını içeren güncelleme sürümlerine, geleneksel olarak, Anadolu’da nesli tehlikede bir hayvanın ismini veriyoruz. Bu kez sevimli çizgili sırtlan konuğumuz oldu ve yeni sürümümüz Pardus 2008.1 Hyaena hyaena olarak adlandırıldı…

Bir Tane Yetmez, Yedi Tane!

Bu sürümümüz bir açıdan şimdiye kadar yaptıklarımızın (ki sadece çalışan CD olanları da sayarsak dokuzuncu resmi ve açık sürümümüz oluyor) en iddialısı oldu. Normalde ya tek bir ürün, ya da kurulan ve çalışan CD şeklinde iki ürün çıkarırken bu kez tam yedi ürün hazırladık.

Başta doğal olarak kurulan CD Pardus 2008.1 Hyaena hyaena var, özellikle 2007’den 2008’e güncelleme betiği ile eski kullanıcılarımızın uzun süredir beklemekte olduğu. Hyaena hyaena’nın bir diğer özelliği de İsveççe dil desteğinin eklenmesi oldu. Biz sayısını karıştırmaya başladık, ama Pardus 11 dili tam olarak destekliyor artık. Bu da doğal olarak CD’de uluslararasılaştırma paketlerine gittikçe daha fazla yer ayırmamız; aynı zamanda, ve ne yazık ki, uygulama paketlerinin kimilerinden vazgeçmemiz anlamına geliyor. Bu sürümümüzde bu duruma bir çare aradık ve orijinal sürümü yalnızca Türkçe ve İngilizce olacak şekilde ve bolca uygulama ile çıkardık, eski günlerde olduğu gibi. Dünyanın dört bir yanındaki Pardus kullanıcıları için ise Pardus 2008.1 Hyaena hyaena International Remix adı altında 11 dilin hepsini (Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca, Hollandaca, Katalanca, Brezilya Portekizcesi, Lehçe ve İsveççe) içeren ikinci bir sürüm oluşturduk. Evet daha az uygulama içeriyor, ama tüm dil destekleri hazır geliyor.

Dahası, Pardus 2008 sürümünü yayımlarken hazır olmayan çalışan CD sürümümüzü ufak tefek problemlerini giderek yayımladık Pardus 2008.1 Hyaena hyaena Çalışan CD. Pardus’u yalnızca denemek isteyenler için birebir… Bununla yetinmeyip bir yıla yakın süredir ortalıkta olan ve Pardus 2009’un öntanımlı arayüzü olması kuvvetle muhtemel KDE4’ü de (mevcut sürümde KDE 3.5.9 kullanıyoruz) meraklı kullanıcılarımıza ulaştırmak istedik, Pardus 2008.1 Hyaena hyaena Çalışan CD KDE4 Seçkisi adı altında bir deneme sürümü daha çıkardık.

2008.1 sürecinde iş ortaklarımızdan dört ayı aşkın zamandır Pardus önyüklü masaüstü bilgisayarları pazarlamakta olan escort‘un sürümlerini de güncelledik. escort için üç ayrı kurulum görüntüsü ve bir kurtarma CD’si hazırladık, ama ben bunları bir sayıyorum.

Enteresan bir tanıtım stratejisi ile kapımızı çalan Mudo ile birlikte çalıştık ve Mudo mağazalarında dağıtılmak üzere eğlence ağırlıklı bir Mudo seçkisi oluşturduk. Geçtiğimiz günlerde başlayan ve birbirinden cazip unsurlarla sürecek olan, sonuçta da bir sosyal sorumluluk girişimine destek verecek tanıtım kampanyası yalnızca Pardus için değil, Türkiye bilişim dünyası için de ilginç bir örnek oluşturacak.

Son olarak da Almanca ve Türkçe kurulabilen ve üniversite öğrencilerinin gereksinim duyacağı çeşitli bilimsel ve teknik uygulamaları da içeren Pardus 2008.1 Hyaena hyaena Deutsche Akademische Remix sürümünü hazırladık. Önümüzdeki günlerde Almanca yerelleştiricimiz (yoksa “Pardus Almanya büyükelçisi” mi diyeyim) eliyle Almanya’da bir üniversitede dağıtımını yapacağız. Pardus’un ilk sistemli ve planlı yurtdışı harekatı olacağından hayli heyecanlıyız.

Enerji Gerektiği Yere

Bu noktada reklamları kesip arkamıza yaslanalım… Yalnızca 4 yıllık geçmişi olan, henüz 20 kişiye ulaşmamış bir ekip eliyle geliştirilen ve bu geliştirme esnasında ana ürün dışında Pardus teknolojileri adı altında pek çok inovatif bileşen de üretilen bir proje nasıl oluyor da böylesine geniş bir yelpazede bu sayıda ürünü ve eşzamanlı olarak piyasaya sürebiliyor? Pazarlama açısından değerlendirmeyelim, şu anda çok fazla odağımızda değil bu konu. Organizasyon ve planlama ve destek yapısı ve konfigürasyon yönetimi gibi teknik ve işletme ağırlıklı bir açıdan bakalım. Hiç mi çekinmedik böylesine kapsamlı bir operasyonu planlar ve icra ederken?

Yanıt çok basit: Hayır, çekinmedik. Çünkü özgür yazılım ve Linux’un onyılları bulan deneyimi ve dünya yüzeyine yayılmış binlerce-onbinlerce geliştiriciyi içeren ekosistemini kullandık. Biz enerjimizi yalnızca gerekli olduğu yere, sistem entegrasyonuna, bu amaçla geliştirdiğimiz Pardus teknolojilerine, sürüm yönetimine ve süreçlere yoğunlaştırdık. Eğer kaynaktan (upstream) kullanıcıya (downstream) akış yolu üzerinde kendinizi doğru konumlandırır ve ev ödevinizi iyi yaparsanız özgür yazılımla üretkenliğinizi havalara fırlatabilirsiniz. Unutmayın, aynı zamanda özgür yazılım lisansları sayesinde kodun tümü üzerindeki kontrolünüzü kaybetmeden…

Ufak bir not: Bu yazıyı kaleme aldığımda programa uygun yürüyen Mudo etkinliği önce organizasyon sıkıntıları nedeniyle ertelendi, sonra da ekonomik kriz nedeniyle iptal edildi. Biz yaptığımız çalışma ile kaldık…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir