Pardus 2008 Yolunda Önemli bir Gelişme

Resmi günlüğümden:

Tüm kullanıcılarımızın ve meraklıların Pardus 2008'i dört gözle beklediklerinin farkındayız. Geliştirme çalışmalarımız son hızla devam ediyor. 2008 kök dosya sistemi ile ilgili gelişmelere buradan ve buradan erişebilirsiniz. Çok yakın zamanda pencerelerimiz de çalışmaya başlayacak.

Pardus 2008'e ulaşacak yolun hayli kısaldığını söylemek mümkün. Buna paralel olarak organizasyonel olarak yapmamız gerekenler de var, ve bunlarla da ilgileniyoruz. Son proje toplantımızda bu konuda önemli bir aşama kaydettik: Sevgili Ekin'i Pardus 2008 Sürüm Yöneticisi seçtik. Kök dosya sisteminden son ürüne giderken ve sonrasında depomuzun üzerinde Ekin'in sevecen diktatörlüğü hüküm sürecek.

Pardus teknolojilerinin geliştirilmesi işini gözeten, eşgüdümü sağlayan ve ana geliştiriciler ile birlikte yöneten Teknik Direktör'ümüz sevgili Faik de diğer akıncı grubunun önünde yürümeye devam edecek.

Tüm geliştirici, katkıcı ve kullanıcılarımızdan Ekin ve Faik'e bu zorlu görevlerinde destek olmalarını rica ediyorum. Hayırlı olsun…

Pardus yeni stajyerlerini bekliyor!

Staj programımızı geçen yıl başlatmış ve sonuçlarından çok da memnun kalmıştık. Öyle ki stajyerlerimizden birini (sevgili Gökçen) tam zamanlı, ikisini de (sevgili Fatih ve Ozan) yarı zamanlı olarak ekibimize katmıştık. Diğer arkadaşlarımızın hemen hepsi de birlikte çalışmaktan keyif aldığımız ve ileride yine birlikte olmak istediğimiz özgür yazılım geliştiricileri haline geldiler. Staj projesi olarak geliştirilen bir ürün (Windows&tm; göç aracı) kararlı sürüm içinde yerini almaya hazırlanıyor, X yapılandırma aracı da Fatih’in staj çalışması üzerine inşa ediliyor. Kısacası Pardus Staj 2007 projesi bizim açımızdan pek bi’ başarılıydı…

Bizim acemiliğimizden olsa gerek, hazırlık, organizasyon ve yönlendirme konusunda kimi eksiklerimiz oldu. Etkinliğin azalması, ürünlerin kararlı sürümde konumlandırılamaması, motivasyon kaybı … nedeni ile kaçırılmış fırsatlar var, biliyoruz ve tahmin ediyoruz. Bu nedenle Pardus Staj 2008 projesine çok daha iyi hazırlanıyoruz. Bu kez stajyerlerimizi çok daha önceden havaya sokmayı, Gebze’ye geldiklerinde hızla oryantasyondan geçirmeyi ve iyi belirlenmiş ve Pardus açısından önemli hedeflere yönlendirmeyi planlıyoruz. Ayrıca geçen sene 12 olan stajyer sayısını bu yıl 15-20 arasına çıkarmayı da düşünüyoruz. Stajyerlerimizin hem Pardus projesi, hem de özgür yazılım dünyası için önemli bir genç ve yeni insan kaynağı oluşturduğunu düşünüyoruz ve bu kaynağa elimizden geldiğince önem vermeye ve özen göstermeye çalışıyoruz.

Pardus Staj 2008 projeleri burada, başvuruları bekliyoruz…

Pardus projects in the Google Summer of Code

Today we have received great news via dear Faik:

Congratulations!

Your organization “Pardus project” has been accepted in to the Google
Summer of Code(tm) 2008. You have been assigned as primary point of
contact and as an administrator for your organization.

Please make sure you review the information we have on your
organization and about you by logging in to the Google Summer of
Code(tm) 2008 web application at
http://code.google.com/soc/mentor_step1.html. You can then visit
http://code.google.com/soc/mentor_home.html to make any updates to your
organization profile. Make sure you are logged in using your Google
Account.

Thanks.

– Your friendly Google Summer of Code administrators

This is our second application for GSoC; alas, our first attempt was not succesful. I was not very optimistic about this one neither, and told so to my colleages just yesterday. I’m very happy to turn out to be wrong, and my heartly kudos to those who prepared the ideas page and the formal application; Faik, Gökçen and Pınar are the ones to get much of the credit.

Now we are waiting for the student applications…

Bilişim Dergisi: “‘Organize İşler’ Bunlar…”

Türkiye Bilişim Derneği‘nin Bilişim Dergisi‘ne yazdığım Özgürlük İçin… yazılarını gecikmeli olarak blog’umdan yayınlamaya devam edelim.

Şubat ayının yazısı burada:

“Organize İşler” Bunlar…

Özgür yazılımın lisansı gereği bedava olmadığından söz etmiştik geçen yazımızda. Ancak, lisansının kullanıcıya sağladığı özgürlüklerin bir sonucu olarak pazar fiyatının sıfır olması son derece mantıklı. Siz GPL lisanslı bir ürünü 100’e satıyorsunuz diyelim. Rakibiniz ürünü sizden alıp 90’a satmaya başlayamaz mı? Başlar. Birisi de ondan alıp 80’e satar… Böyle böyle fiyat 0’a düşüverir, açık rekabet koşullarında. Yani bir anlamda özgürlük (as in freedom), bedava (as in free beer) olma halini yanında getirir. Haydi özgür yazılım geliştirenleri, zamanını ve kafasını vererek kod özgür yazanları bir kenara bırakalım; onların mutlaka bir motivasyonları vardır. Özgür yazılım üzerine iş kuranlara, bu işi iş (business) olarak yapanlara ne diyeceğiz?

Pardus, özgür bir yazılım ürünü. Yukarıdaki mantıkla fiyatı sıfır olmak zorunda. Buna karşın Pardus proje ekibi olarak karşılığında para aldığımız işlere de giriyoruz, deyim yerindeyse “Pardus satıyoruz”, hem de sıfırdan farklı bir fiyata! Bunu ilk duyduğunda, özgür yazılım yaklaşımına biraz yabancı bir yöneticimiz, o günlerin popüler bir filmine gönderme yaparak, “Yahu, siz de ‘Organize İşler’e döndünüz!” deyivermişti. O günden beri özgür yazılım iş modellerinin geleneksel iş yaklaşımı gözünde nasıl anlaşılmaz olduğunu vurgulamak için kullanıyorum bu sözleri…

Evet, özgür yazılım temelli bir iş kurmak, bu işten para kazanmak, hem de çok para kazanmak mümkün. En temel örneği en büyük özgür yazılım şirketi RedHat (www.redhat.com): Yıllık 500 milyon $’lık satışı ile 5 milyar $ civarında bir pazar değerine sahip. Ve temel ürünü, RedHat Enterprise Linux (RHEL) bir özgür yazılım ürünü! RedHat aslında yazılımı değil güncelleme hizmetini, desteğini ve marka kullanım hakkını satıyor. İsterseniz üründen RedHat markası ile ilgili tüm unsurları çıkarıp özgürce yeniden dağıtabilirsiniz, ki bunu yapanlar da var.

Bir başka özgür yazılım başarı hikayesi veritabanı yazılımı MySQL (www.mysql.com), ve 75 milyon $’lık yıllık geliri ile önümüzdeki yıllarda halka açılmaya hazırlanan şirketi MySQL AB. MySQL bir özgür yazılım ürünü, internet üzerinden indirip kullanabiliyorsunuz. Ama tümüyle aynı ürünü özgür olmayan lisanslarla da satın alabiliyorsunuz, özellikle OEM üreticiler ve kimi kurumsal müşteriler bunu tercih ediyor. MySQL’in 5.000 civarında para ödeyen müşterisi var. Dikkat ediniz: Bedava olan ürünün birebir aynısı için para ödüyorlar.

Pek enteresan bir başka örnek de ilk uzay turisti Mark Shuttleworth tarafından finanse edilen ve son zamanların en gözde Linux dağıtımı Ubuntu (www.ubuntu.com). İlk zamanlarda dünyanın her tarafından isteyene bir set CD gönderecek kadar büyük masrafları göze alan Ubuntu, şimdilerde kimi Dell bilgisayarlarında ön-yüklü işletim sistemi statüsünde gelir getiriyor. Ürün özgür, internetten indirilip kullanılabilir halde, buna karşın bir fiyatı var ve satılıyor…

Bir de özgür yazılım ürününden değil de ilintili hizmetlerden para kazanan şirketler var. Bu şirketlerin iş modelleri sahipli (proprietary) yazılım kuzenlerinden çok da farklı değil. Neticede, yazılım yaşam döngüsünde danışmanlık, kurulum, özelleştirme, eğitim, destek, bakım vb hizmetler, ürünün sahipli ya da özgür olmasından bağımsız olarak, talep ediliyor ve satın alınıyor. Mutlaka özgür yazılım ve sahipli yazılım hizmet şirketlerinin üretim ve işleyiş süreçleri birbirinden farklılıklar gösterecektir, ama neticede yapılan şey hizmet satışı, burada sürpriz yok.

Kısacası, fiyatı sıfır olan bir ürün çok ciddi bir işin temeline oturabiliyor. Bir Gartner çalışmasına göre, özgür yazılımın küresel pazardaki payı 2006’da %13’ten 2011’de %27’ye yükselecekmiş. Yani, özgür yazılım için 45 küsur milyar $’lık ek bir pazar potansiyeli varmış. Google, IBM, HP, Oracle başta olmak, ve hatta Microsoft da dahil olmak, üzere onlarca-yüzlerce dev-büyük-ufak şirketin özgür yazılım üretim süreci ve özgür yazılım iş modelleri üzerine kafa patlatmasının nedeni bu işte. Gerçekten de “Organize İşler” bunlar…