Ah mazi…

Uzunca bir zamandır Enstitü’de bir dizi plastik kasada duran ofis malzemelerimi yeni Pardus ofisindeki masama yerleştirme çalışmalarına, uzunca süren ertelemeler sonunda, yeniden başladım geçtiğimiz gün. Ve kaderin bir cilvesi ile şu aşağıda görülen sayfa geldi elime. Tarihi, başlığı, içeriği hayli manidar… Geçelim birer birer üzerinden!

Tarih, 8 Şubat 2004. Yani tam dört yıl önce. Ulusal Dağıtım projesi start alalı topu topu beş ay, teknik çekirdeği oluşturacak sevgili Barış Metin ve Serdar Köylü aramıza katılalı ise yalnızca bir buçuk ay olmuş. Ulusal Dağıtım’ın yalnızca bir olurluk çalışması ve proje planlaması olarak kalmaması; tam tersine ürünü merkeze alan bir geliştirme projesi haline gelmesi gereğine kararı Kasım sonlarında verilmiş. O zamanlar proje yöneticimiz olan sevgili Alp Öztarhan ile berbar, ve sevgili Görkem Çetin’in referansı ile, sevgili Barış Metin ile TÜBİDER merkezinde, sevgili Serdar “Hoca” Köylü ile de Nişantaşı’nda bir kafede görüşmüşüz. Her ikisinden de OK almış ve hızla UEKAE’de işe başlatmışız. Proje başlangıcından itibaren bizimle olan sevgili Ayşe Genç ile sevgili Zerrin Çakmakkaya ile birlikte, bize danışmanlık hizmeti verecek olan Görkem ile birlikte tam yedi cüceyiz…

Aradan dört yıl geçmiş… Yedi cüceden bir tek ben kalmışım Pardus projesinin UEKAE ekibinde. Önce sevgili Alp, ardından sevgili Ayşe ve Zerrin ayrıldılar bizden. Serdar Hoca izledi kızlarımızı. Sevgili Barış, iki ana sürüm görüp uzunca bir süre benim zorumla teknik direktörlük yaptıktan sonra bir yıla yaklaşan bir süre önce, yalnızca profesyonel bağlantısını kopararak, Enstitü’den ayrıldı. Sevgili Görkem bir göründü, bir kayboldu; çoğu zaman önceden uyarmadan 🙂 Aslında onu hiçbir zaman projenin resmi bir çalışanı yapamadık, bizim ilk katkıcımızdı… İkinci nesil ekip elemanlarımızdan ayrılmalar bile başladı, sevgili Gürer-san ile. Ben, ne hikmetse, çakıldım kaldım burada.

 

Başlık: “Uludağ Haritası / İş Bölümü” O zamanlar projenin adı Ulusal Dağıtım. Aslında UEKAE’deki resmi isim ÖZgür yazılım Geliştirme ve ÜRetim projesi, yani ÖZGÜR; ama bizim aramızda ve uludag.org.tr alanadı ile internet camiasında adı Uludağ.O zamanlar ne Uludağ Üniversitesi ile karıştırılacağı ve pekçok kişiden “Uludağ Üniversitesi’nde geliştiriliyor değil mi?” benzeri sorular duyacağımızı düşünebiliyoruz; ne de Efsane Gazoz ile (ve diğer pekçok ürün ile) isim çakışmasından dolayı markalaşma sorunlarına neden olacağından. Gerçi daha o zamandan işletim sistemi için farklı bir isim, marka gereğini duymuşuz.

Yukarıda emektar Palm’ımdan iki notun resmi. Soldaki daha Enstitü’ye katılmadan, sevgili Alp ile bir çamlık toplantısında kotarılmış bir not, ÖZGÜR’ün kaynağı, gün 28 Ağustos 2003. Sağdaki ise Ekim 2003’te çeşitli günlerde çiziktirilmiş, işletim sistemi için isim önerileri. İlk sırada arslanlar gibi PARS duruyor. Tabii sonrasında, 2005 Ocak’ında, Pars markasının tescil sorunları nedeniyle iki harf eklenmiş, Pardus olmuş, ne gam! En enteresan durum ise ben bu notu yazmadan aylar önce, sevgili Barış Metin’in Gelecek sonrası tek başına üzerinde çalışmaya başladığı, ve fakat fazla bir ilerleme kaydetmediği, Linux dağıtımı için Pars adını uygun görmesi. Kaderin bir başka cilvesi de bu olsa gerek 🙂

Gelelim grafiğin içeriğine… Aslında en heyecanlı kısım da bu. O kadar çok şey var ki bir A4 kağıdına sığmış. Sol alt köşede Uludağ projesinin logosu görülüyor, sevgili Alp’in çiziktirdiği bir dağ (Uludağ, di mi ama?!?) resminin arkasına oturtulmuş meşhur Tux’ımız. Uzunca bir zaman projeyi anlatan tek görselimiz buydu. Var mı şimdi anımsayan? Sonra malum haritaya gelelim: Kısacası Ocak-Şubat 2004 döneminde Pardus üretimi işini nasıl algıladığımız ve bu algıyı nasıl kağıt üzerine geçirdiğimize dair bir belge. Aslında bu harita bir dizinin üyesi. Dizide, örneğin, bu haritadaki işleri temel özelliklerine göre katmanlara (çekirdek, gösterim ve yardımcı katmanlar) gruplayan bir başka harita daha var. Ya da paket yönetim sistemi (PiSi, o zamanki adı ile U-PIE: Uludağ Package Installer and Extractor), yapılandırma araçları (ÇOMAR, o zamanki adı ile LiDOR: Linux Dynamic Object Reconfigurator) ve kurulum sisteminin (YALI, o zaman da şimdi de) bu haritaya izdüşümlerini gösteren bir harita. Yapılacak işleri “yazılım”, “kullanışlılık” ve “çeviri” gibi üç ana gruba ayıran ve bu grupları haritanın üzerine yayan bir harita da. Son harita da yukarıda verdiğim, iş bölümü haritası…

Arkeolojik ve etnografik açıdan harita ile biraz daha yakından ilgilenmeyi yararlı görüyorum: İş bölümünde sevgili Görkem’e ait olan çöp adamcıklar sonradan kurşun kalemle karalanmış. Sanırım harita hazırlanıp sunulduktan sonra Görkem’in Penguen Yazılım rüzgarına yelken açtığını haber almıştık, güncelleme elle yapılmış. Pardus teknolojilerinin yeni isimlerini birkaç hafta sonra belli olduğunda elle eklenmişler, yoğun olarak bağlantılı oldukları kutucuklara: PiSi, ÇOMAR ve YALI. Aşağıda bir yerde kırmızı kalemle yazılmış mikro bir “97” okunuyor, ne anlama geldiği konusunda en ufak bir fikrim yok 🙁 Yine İnsan-Bilgisayar Etkileşimi kutusuna elle birşey çizilmiş, sanki değişik bir “OK”i andırıyor, büyük olasılıkla benim el yazım değil, belki de öyledir. Nedeni, niçini yine meçhul… Katkıcı İlişkileri paketinde sevgili Alp çöp adamının yanına kırmızı kalemle bir “+” çizmişim, herhalde o alana ağırlık vermek gerektiğini belirtircesine. Hem bu kutuya, hem de Paketler kutusuna da özenle birer kırmızı “!” kondurmuşum, önemlerine binaen olsa gerek. Bir de Türkçe kutusuna, bu kez yeşil kalemle, bir “+” gelmiş. Herhalde sevgili Görkem’in uzaklaşması ardından bu kısmın sorumluluğunu alacak birisini bulmak gereğinden hareketle. Her taraf bir başka işaret, her taş altında bir başka tarih! Hoş…

O sıralarda Enstitü’de projenin gidişatını izleyen ve önerilerde bulunan bir Yönlendirme Komitesi (kısaca YönK) vardı. Projenin hemen tüm elemanları Enstitü dışından geldiklerinden ayakları yere basabilsin diye. Bu YönK’e Eylül 2004’de yaptığımız sunumdan yukarıdaki slayt çarptı gözüme, herhalde Pardus’un teknik süreç işleyişine dair ilk derli toplu belgemiz. Bu resim daha sonra pekçok sunumda kullanıldı, neredeyse yıllarca. Şimdi bakınca biraz temenni niteliğinde görünüyor, gerçekleş(e)memiş. Ama zaten köprünün altından çok sular aktı… Yine bir YönK sunumunda Pardus yol haritası çarptı gözüme, iki yıllık bir gecikmeyi saymazsak (arada çıkan Çalışan CD ve çıkarlık dönemimiz sayılacak 1.0 sığmış bu gecikmeye, hafife almayın). Pardus 2007 ile girdiğimi kalfalık dönemimiz devam ediyor, ustalık için daha biraz zamanımız var…

Son kare de www.uludag.org.tr sitesinin hemen ilk hali ile ilgili. Hedefimiz ve amaçlarımız sıralanmış, Proje Ana Sözleşmesi‘nde de yazdığımız ve hala geçerliliğini koruyan şekli ile. Ya öngörümüz pek kuvvetliymiş, ya da dört yıl tembellik yapmışız 😛

Koca dört yıl! Muhasebesi yapılmaya başlanmış, ama daha da çok yapılacak koca dört yıl… Ah mazi!