NO to OOXML

Sevgili Ali Işıngör, Özgürlük İçin sitesinde sevgili Eren Türkay tarafından çevirisi yapılıp yayınlanan bir çağrı ile ilgili bir kampanya başlattı; Microsoft’un Office Open XML standardının ISO tarafından onaylanması konusunda TSE’nin duruşu hakkında. Önce bir tebrik ve teşekkür yollayalım…

Sonra da bir-iki ufak düzeltme, değinme ve yorum ekleyelim:

11 Aralık *CUMA* değil, Salı. Bi yerde bi yanlışlık var sanırsam 😉 Vurgulamak için: BRM toplantısı 25-29 Şubat 2008’de Cenevre’de düzenlenecek. 11 Aralık 2007 günü bu BRM toplantısına fiziksel olarak katılacak ulusal temsilcilerin kaydolması için son tarih, ama ulusal standart kuruluşlarının oylarını değiştirip değiştirilmeyeceği Şubat sonuna kadar karar verilecek bir konu…

Bir de olaya “kazanmak”-“kaybetmek”, “biz”-“onlar” şeklinde bakmamakta yarar var. Gerek birlikte çalışabilirlik gerekse ODF-OOXML konuları kullanıcının dolayısı ile toplumun yararı düşünülerek irdelenen ve karara varılan konular. Düz “Microsoft istiyorsa toplumun yararına değildir” mantığı her zaman işlemiyor. Ama yine de ilginç haberler düşebiliyor ajanslara, insanın kafasını karıştırıp “her zaman düşünülen tolumun yararı mı acaba?” dedirten.

Bu arada, oylama sonuçları ile ilgili belgeler artık kamuya açık olmadığından (?, emin değilim, ben ulaşamadım) Türkiye’nin oyunun OOXML lehine olduğunu belirteyim ve TSE’nin zamanında edindiğim taslak yorumlarını bilginize ben sunayım. Hem DPT, hem TSE ve hem de ISO’nun dokümanlarını Microsoft Doc formatında paylaşıyor olması da hayli manidar 😛

Son olarak da TSE’nin neden OOXML’e “hayır” demesi gerektiğine dair bir Linux Vakfı dokümanına işaret edeyim. Bu belge Türkçe’ye çevrilip TSE’nin standartlarla ilgili adresine ve DPT’nin Bilgi Toplumu Dairesi’ne iletilse pek güzel olur. Sonuçta Cenevre’deki toplantıya kim katılırsa katılsın, TSE’nin oyu burada ve önümüzdeki 2,5 ay içerisinde belirlenecek…

Sevgili Ali’ye başlattığı girişim için bir kez daha teşekkür edeyim, ve Özgürlük İçin camiasını “görev”e çağırayım!

Not: Öncelikle çağrının çevirisini yapan sevgili Eren Türkay’dan özür dileyeyim, sonralıkla da sevgili Ali’nin çağrıyı bir kampanyaya dönüştüren kişi olduğunu vurgulayayım…