“Mindshare”

Cumartesi akşamı sevgili Meren ve sevgili Gürer ile jabber’laşırken başlayan bir halsizlik Pazar sabahı kırıklık ve ateşe, Pazar öğleden sonra da 39.5 derece civarlarında yanmaya dönüştü. Ben de kalktım hastaneye gittim. Makul paralarla sağlık sigortası yaptırabilme lüksüne sahip mutlu azınlıktan olduğum için Acıbadem ilk tercihim oldu. Nöbetçi dahiliye uzmanı sevgili Metin Bican’ın kontrolünde on beş bardak su ve diğer sıvı, kalçalarımın her tarafından muhtelif iğneler, birkaç hap ve şurupla bir saatte ateşimi ancak 39’a düşürebildik. Doktorum 8-10 çeşit ilaç yazdı reçeteye, ilk kez böyle bir şey oluyor. Hastalığımı “manda gribi” olarak vaftiz ettim, bir mandayı bile etkilerdi sanırım. Bugün evde yatıyorum, yarın akşam ufak bir Anadolu turnesi inşallah, Pardus için…

Neyse, tababet ile ilgili şeyler değil yazacaklarım, Pardus ile ilgili. Sevgili Metin doktor ile konuşurken “Yarın işe gidebilir miyim?” tipi sorular sarf ettim tabii ki. O da “Nerede çalışıyorsun?” dedi,

– “TÜBİTAK.”

– “Gebze?”

– “Evet.”

(Kısa bir sessizlikten sonra hekim devam eder)

– “TÜBİTAK’ta bir ulusal yazılım geliştiriliyormuş galiba…”

– (ağzı kulaklarına vararak, ateşini ağrısını sızısını unutarak) “Evet, ben de o projenin yöneticisiyim!”

– “Çok güzel bir şey ya! Biz de kullanıyoruz işte ama, kanıma dokunmuyor değil.”

Sonrasında Acıbadem’de kaç tane PC vardır, bunlarda ne tip yazılımlar yüklü, yıllık lisans bedeli ne kadardır tipi geyiklere daldık. Bu sırada benim “board’u soğutmak” (doktorumun deyimi) için 10 bardak su içme zamanım gelmişti, birlikte odasından çıkarken Metin doktor beni uçuran lafı etti:

– “Bir de PiSi varmış…”

Sevgili Metin doktor aslında sıradan bir profesyonel, hayatını hekimlikle kazanıyor. İşinde bilgisayar kullanıyor, büyük olasılıkla evinde de bir ya da bir kaç bilgisayarı var. Ama, yine büyük olasılıkla, her ay tüm PC dergilerini alıp kapaktan kapağa okuyan, yanındaki CD’lerdeki tüm programları deneyen birisi değil (diye tahmin ediyorum). Tesadüfen karşılaştığımız bir kişi. Ama Pardus’u duymuş, hatta PiSi’yi bile duymuş. Evet, işte ve evde farklı bir işletim sistemi kullanıyor, ama göç için aday, bu gün ya da bu yıl olmasa bile belki gelecek yıl…

Zaten önemli olan öncelikli olarak insanların kafalarına yerleşmek, markayı oturtmak, Amerikalıların “mindshare” dedikleri şey. (Düzgün bir Türkçe çevirisini bulamadım, maalesef İngilizce kullanıyorum.) Pardus bu yönde mesafe katediyor, etmeye de devam edecek. Hastalığın yükünü kısmen de olsa omuzlamama yardım eden ufak bir sergüzeşt…

Robotların NXT İstilası

Bizim ufaklığımızda, kapalı ekonomi dönemlerinden kelli, öyle zincir oyuncak mağazalarında filan satılmazdı LEGO’lar. Olsa olsa mahallede hali vakti yerinde ya da annesi-babası sık sık yurt dışına giden bir arkadaşımız olurdu, onun LEGO’ları ile, o da ne kadar müsaade ederse oynayabilirdik. Bizimki biraz LEGO-fakiri bir nesil, anlayacağınız.

Bundan mıdır nedir, bir kaç yıl önce LEGO web sitesinde “bilgisayar geyiği büyükler için LEGO” diye adlandırılabilecek Mindstorms‘u görünce kapıldım gittim. Epey bir zaman alma planları yaptım, memlekette yoktu ve fakat. Eşimle tutuştuğumuz bir lades sonucu parasını verme külfetinden de kurtuldum. Sonra memlekete geldi, ama afaki bir fiyata. Yurt dışından getirtme olanaklarını araştırmaya başladım. Derken araya işler, güçler, zaman, hayat girdi; unuttum…

Ta ki bir kaç hafta öncesine kadar: LEGO eskiyen Mindstorms 2.0 serisinin yerini alacak çok daha gelişmiş Mindstorms NXT serisini duyurmuştu. Ağustos 2006’da piyasaya çıkacak olan yeni oyuncaklar teknik açıdan gerçekten atalarının pabucunu dama atıyorlar. Bu sefer kararım kesin, 2006 yılı içerisinde Mindstorms NXT sahibi ve mimarı ve programcısı olacağım, başka yolu yok!

Pardus Gönüllüleri

Pardus web sitesinden:

Pardus Gönüllüleri, şimdi yeni bir projeye başlıyor: Türkiye’nin dört bir yanında Pardus’u tanıtmak. Pardus Gönüllüleri, farklı kişilere Pardus’u tanıtıyor, bilgisayarlarına Pardus kuruyor ve kullanıcıların Pardus ile ilgili görüş ve düşüncelerini geliştirici ekibe iletiyor.

Siz de zamanınızın bir bölümünü Pardus’un tanıtımına ve yaygınlaşmasına ayırın, bir Pardus Gönüllüsü olun >>>

Teknik Direktör

Hay huyda çekirdek ekip dışına duyurmadık sanırım, haydi bu görevi ben üstleneyim: 22 Şubat 2006 tarihi itibarı ile Pardus projesinin teknik patronluğunu (benim deyimim ile Teknik Direktörlüğü’nü) sevgili Barış Metin üstlendi.

Zaten yıllardır geliştirici arkadaşların teknik konularda ellerinin kollarının serbest bırakılması taraftarıydım, anımsarsınız. Bu nedenle kararlar konuşulup danışılarak alınıyordu hep. Ama ekibin büyümesi, yol haritasının karmaşıklaşması, projelerin çeşitlenmeye başlaması, işlevlerin farklılaşma eğilimi göstermesi, … nedenler benim karar mekanizmasından uzaklaşmam ile birlikte geliştirici ekip içinde tek kademeli de olsa bir yapılanma gereği doğurdu. Ben bu “görev”i, iki yılı aşkın süredir birlikte çalıştığımız ve gözüm kapalı işleri teslim etmekte tereddüt etmeyeceğim sevgili Barış Metin’e teklif ettim, o da sağ olsun kabul etti.

Ben mi ne yapacağım? Eskiden olduğu gibi Pardus stratejisi oluşturmaya, iş geliştirmeye, tanıtıma koşturacağım. Çene yapacağım kısası, eh, bunu da birilerinin yapması gerekli, di mi…

Artık Teknik Direktör’ümüz Barış! Kendisine yeni görevinde başarılar diliyorum, sizlerden de Barış’a elinizden gelen yardımda bulunmanızı rica ediyorum.