Palm ile 6 Yıl

Altı yılı doldurdum, sanırım 25 Mayıs 1999’dan bu yana Palm (ya da PalmOS) avuçiçi cihazları kullanıyorum; en azından takvimde ilk giriş 25 Mayıs 1999 saat 11:00’ı gösteriyor. ULAKBİM’de Ağ Teknolojileri Birimi yeni elemanları ile görüşmüşüm, bir buçuk saat. Öğleden sonra da Müşteri İlişkileri Birimi ile toplanmışım, iki saat. Altı yılda önce Palm V, sonra Visor Prism, en sonunda da Palm Tungsten T kullandım. Bakalım gelecek 6 yılda neler kullanacağım?

Normalde iki yılda bir avuçiçimi yeniliyorum. Bu güncellemenin aile bütçesine verdiği zarar eşim tarafından sürekli protesto ediliyor olsa da teknoloji ve yaşam beni mecbur ediyor 😉 Tabi yalnız cihazın yenilenmesi yetmiyor, klavye de değişiyor. Ekstra kablolar alınıyor, belki birkaç yazılımın yeni sürümü. Derken 500-600 $’lık bir fatura çıkıyor ortaya. Diyorum ya, yaşam zorluyor insanı.

Bu kez iki yıllık süreyi uzatacağım. Hayır, parasızlıktan (şükür ki) ya da eşimin vetosundan (daha da büyük şükür ki!) değil, terfi edecek bir ürün bulamadığımdan.

Palm’ın yeni ürünü LifeDrive beni heyecanlandırmadı. MP3 çalıcımda bile sabit disk değil de silikon hafıza tercih etmişken avuçiçimin içinde birşeyin fırdola-dönmesini istemem kesinlikle. Hem LifeDrive’ın ne adı, ne de özellikleri içimde birşeyler kıpraştırdı. Hayır, LifeDrive Palm V gibi aylarca bekleyeceğim, Prism gibi elime geçmesi için gün sayacağım bir ürün değil.

Seçeneği ne? Hayır Treo 650 de değil. Cep telefonum ile avuçiçimin ayrı cihazlar olmasını istiyorum. MP3 çalıcım da ayrı olsun, henüz kullanmıyorum ama sayısal fotoğraf makinem da ayrı, . ben toplaşmaya (konsolidasyon) inanmıyorum. Treo 650 çok şık bir alet, heyecan verici, ama benim için değil!

Günün birinde bir PocketPC makine kullanırken hayal edemiyorum kendimi, ama kabuslarımı süslüyor. Eğer alternatifler kartlarını akıllıca oynamazlarsa maalesef sonumuz o olacak. Ürkütücü! Ama o gün gelene kadar, ki henüz gelmedi, Pocket PC cihazların özelliklerine bakmak, avuçiçi beğenmek, teknolojiyi takip etmek dahi istemiyorum. Bu da değil!

O da ne? Aradığıma benzeyen birşey ufukta görünüyor: Nokia 770 Internet Tablet. Henüz gerçek bir üründen çok pazarlama abidesi gibi duruyor. Ama olsun, heyecanlandım. Neler yok ki: Hem 802.11 b/g WiFi hem Bluetooth 1.2, 64 MB RAM + 64 MB Flash + SD/MMC kart, USB disk olarak bağlanabilme, üstüne üstelik 800×480 dokunmatik ekran, el yazısı tanımalı. Yazılımı da kuvvetli: İnternet tarayıcı, hem de Flash Player’lı, e-posta istemcisi, İnternet radyosu, haber okuyucu (RSS?!), PDF gösterici, çokluortam araçları (ses, resim, video; hem de envai biçemde), ajanda (PIM) işlevleri, oyunlar. Zamanla ofis araçları da geliştirilecektir, eminim! Internet Tablet 2005 diye bir işletim sistemi (havagazından tayyare?, bir çeşit Symbian???, yoksa bir çeşit Linux?!?!) ile geliyor, bir yıl sonra 2006’ya terfi edecek. Göründüğü kadarıyla üzerinde bir tek GSM telefon yok, Nokia olmasına karşın. Hah, bir de disk yok, her şey silikon!

İddiaya göre 2005’in son çeyreğinde çıkacak piyasaya. Tahminim max. 700$ olacak, belki daha da ucuz! Yıl sonunda 500$’a bulunmaya başlar diye düşünüyorum İnternet dükkanlarında. Şimdiden para biriktirmeye başlayayım. Eşimden devraldığım ikinci Tungsten T’nin günleri olmasa da ayları sınırlı sanırım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir