“Geleceğin Karanlık Yüzü”

Herhalde web günlüğümü izleyenler ters-ütopyalara (ya da distopia diyelim leylekten başka kuş tanımayanlara) olan ilgimi biliyorlardır artık. İki gün önce başlayan İstanbul Film Festivali oldukça hoş beş sürprizle geldi. Ne yazık ki bir süredir yoğunluktan kafamı kaşıyamadığımdan zamanında pozisyon alamadım, ve yalnızca iki sürprizi kafesleyebildim.

24. İstanbul Film Festivali’nde Geleceğin Karanlık Yüzü bölümünde beş tane ters-ütopya filmi yer alıyor:

    • Brazil (Yönetmen: Terry Gilliam, 1985, İngiltere) GİLLİAM’IN BÜTÜN ESERLERİNİN MERKEZİ OLAN BU KÜLT KLASİĞİ, ORWELL’İN DİSTOPYASI “1984”ÜN TERRY GİLLİAM VERSİYONU OLARAK YORUMLANABİLEN, endüstrileşme, terörizm, modernliğin çöküşü, devlet kontrolü, bürokrasi, aşk ve hatta çağdaş sinemacılık üzerine bir bilim-kurgu hicvi, bir kara komedi ve fantezidir. Festival’de, 2005 Berlin Film Festivali’nden sonra ilk kez yenilenmiş kopyasıyla perdeye yansıyacak olan, şaşırtıcı derecede yaratıcı, çarpıcı ve yoğun görselliğiyle Brazil, Bilgi Bakanlığı’nda çalışan memur Sam Lowry’yi gözler. Sam, kağıt işlerinden bunalınca, kendini bir kahraman olarak düşlediği hayallere dalar. Hayalleriyle gerçek gitgide birbirine girer, düşleri gerçeğe dönüşür, ama hayatı da parçalanmaya başlar.

 

    • Haftasonu (Yönetmen: Jean-Luc Godard, 1967, İtalya-Fransa) KAPİTALİST TÜKETİCİ TOPLUMUN SONUNA GODARD’IN KARANLIK VE KOMİK BAKIŞI OLAN HAFTASONU, AYNI ZAMANDA 60’LI YILLARIN SONUNUN KARMAŞASINI DA YANSITIR. Godard’ın ilk dönem filmlerinin en yücesi ve sonuncusu olan bu film, haftasonu tatili için şehirden otomobilleriyle çıkmaya çalışan son derece itici burjuva bir karı-kocanın başından geçenleri anlatır. Birbirlerini öldürmeyi bile düşünen bu çift, önce cehennemden çıkma bir trafik sıkışıklığına takılır, ardından da devrimciler, yamyamlar, tarihi kişiler ve cinayetle dolu bir iç savaşın ortasında kalır.

 

    • Kutlama (Yönetmen: Derek Jarman, 1978, İngiltere) YIL 1578. KRALİÇE I. ELİZABETH, KENDİSİNE “ZAMANIN GÖLGESİ”Nİ AÇIKLAMAK ÜZERE, FALCISI TARAFINDAN YÜZYILLAR SONRASINA, 1970’LERİN PUNK LONDRA’SINA TAŞINIR. Bir ateş delisi, bir punk yıldızı, bir nemfoman, taraflı bir tarihçi gibilerinden oluşan, amacından sapmış bir kadın kolektifini gözlemleyen Majesteleri, bu “hanımefendiler” ile dostlarının külhanbeyce talihsiz maceralara (bir kafeyi darmadağın etmek, bir punk deneme sınavı, kanlı bir katliam) atılmalarına tanık olur.

 

    • THX 1138 (Yönetmen: George Lucas, 1971, ABD) MİNİMAL TARZI, BASİT OLMASINA RAĞMEN YARATICI KONUSU VE GELECEĞE DOĞRU TÜYLER ÜRPERTİCİ BAKIŞIYLA TÜM ZAMANLARIN EN ÇOK BEĞENİLEN BİLİM-KURGU KLASİKLERİNDEN OLAN THX1138, George Lucas’ın öğrencilik döneminin kısa filmlerinden birinin genişletilmesiyle ortaya çıkan, yönetmenin uzun metrajlı ilk filmi. Yönetmenin kurgusu ve yenilenmiş kopyasıyla THX1138, izleyicileri, 25. yüzyılda, vatandaşlarını uyuşturucu ilaçlarla kontrol altında tutan, totaliter bir devlete götürüyor. THX1138, bir fabrika işçisinin “adı”. Ev arkadaşı LUH3417, ikisine ait ilaçları değiştirince, yeniden insan duygularına kavuşurlar ve hayatları tamamen değişir. Ancak devlet bu durumdan hiç hoşnut değildir.

 

  • Bıçak Sırtı (Yönetmen: Ridley Scott, 1982, ABD)KÜLT FİLM KAVRAMINI BELİRLEYEN, 20. YÜZYIL BİLİM-KURGU EDEBİYATININ İDEALLERİNE SADIK KALABİLEN VE BU EDEBİYATI VE SİNEMASINI DERİNDEN ETKİLEYEN ENDER FİLMLERDENDİR Bıçak Sırtı. 2019, Los Angeles. Replikant adı verilen, kendilerini yaratan genetik mühendisleri kadar zeki, onlardan daha atik ve kuvvetli, ileri teknoloji ürünü robotlar isyan etmiş ve dünyada bulunmalarının yasadışı olduğuna karar verilmiştir. Replikantları “emekli” etmek üzere, Blade Runner adı verilen özel bir polis gücü kurulmuştur. Bazı replikantlar, dünyaya ulaşmış ve eski Blade Runner Dick Deckard (Harrison Ford), onların peşine düşmüştür.

Brazil ile THX 1138, 2004’de yeniden elden geçirilmiş kurguları ile geliyorlar perdeye. THX 1138 Geroge Lucas’ın ilk uzun metrajlı filmi olması açısından önemli. BıçakSırtı ise The Guardian gazetesinin büyük araştırmasında Tüm Zamanların En İyi Bilim Kurgu Filmi seçilmişti.

Meraklısına tüm bölümü tavsiye ediyorum. Ben yalnızca THX 1138 ile Bıçak Sırtı‘na programımı ayarlayabildim. Biraz geç kaldığım için de en ön sıralarda yer bulabildim ancak. Haydi hayırlısı.

Not: Eşim de 2046 ve Resim Gibi için biletler almış. Ankara seferlerim engel olmazsa bu festivali dört filmle geçireceğim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir