Gerilim Altında Uludağ Geliştiricileri

A. Murat Eren’in Uludağ geliştiricilerini doğal ortamlarında ifşa etmesinin ardından aynı takımın biraz daha gerilimli bir zamanda, örneğin Pardus Çalışan CD’nin 1.0 nihai sürümünü hazırlarken, nasıl bir görüntü verdiklerini karilerime göstermek farz oldu.

Buyrun.

Yalnız baştan uyarayım, resimler 640×480 gibi zavallı çözünürlüğe sahip bir cep telefonu ile çekildiler; sanatsal harikalar beklemeyin. Bir de 16 yaşından küçüklerin görmesi uygun olmayan bazı içerik de mevcut, dikkatli olun.

Zaman 15 Şubat’ı 16 Şubat’a bağlayan gece. Yer Uludağ proje ofisi. Görev Pardus Çalışan CD 1.0 beta’yı nihai sürüme çevirmek. Yapılacaklar listesi zaten birkaç gündür elimizde, çalışıyor arkadaşlar. Hesapta 15 Şubat öğleden sonra CD’yi tamamlayıp baskıya göndereceğiz. Olmuyor, akşama kalacağız. Ulaştırmaya haber verip gece servisi ayarlıyoruz, işimiz bitince, büyük olasılıkla da saat 21:00’den önce, ki Desperate Houseviews‘ın çok şamatası yapılan ilk bölümüne yetişebilelim, bizi evlerimize dağıtacak. Gece saat 01:00’e doğru şoför amcayı evine gönderiyoruz, “Sen bari kendini kurtar” diyerekten.

Arada sıkı bir konsol Türkçe yazıtipi sorunu yaşıyoruz, Barış-Çağlar panikte, çözülüyor.

Barış

Sonra sıra ÇOMAR’ın grafik ekranı tanıma betiğini geliştirmeye geliyor. Ama ÇOMAR ekibinin bir kısmı beyaz bayrağı çekmiş halde. (hakkını yemeyelim, sabah kafayı kaldırıp “bug mı var, bakalım bakalım, pismillaaa.” diye bir anda girişiverdi işe sevgili Gürer)

Gürer

Serdar Hocam betiği öttürmek, en azından ciyaklatmak için tüm yasa ve nizamı çiğneyerek cigarasını tüttürüyor ofiste.

Serdar

Evet, tanıdınız. O zaten hep oralarda, mizansene gerek yok.

MEren

Çalışan CD fabrikamız ofisin en muhkim noktasında pişirilmeye gelecek hammaddeyi bekliyor merakla, ertesi gün öğlene kadar da duruşundan bir gıdım taviz vermedi. Sonraki tüm uykunu hakettin be Onur!

Onur

Gece saat 03-04:00 civarı yeni ÇOMAR betiği yerine eskisini kullanmak yönünde önermeler, özellikle proje yöneticisi tarafından, dillendirilmeye başlanıyor. Sürüm sloganına kavuşuyor, meşhur hikaye: “Ağam biz bu b.ku niye yedik?” (bilenler bilmeyenlere anlatsın)

sürüm sloganı

Yavaş yavaş yarıştan kopmalar başlıyor, Çağlar da bu grup içinde.

Çağlar

Gürer bir masa ve sandalyeyi olabildiğince muhafazakar kullanarak uyku seti oluşturmada çığır açıyor, ama biz alışkınız bu buluşlara. Bir Pardus ormanda on kaplana bedel.

Gürer

Sürüm yöneticimiz Barış kepenkleri de kapatıyor, artık uygulamalar kesin olarak donduruldu 😉

Barış

Barış

Artık gün ağarmak üzere, Serdar Hoca da pes ediyor.

Serdar

Ve işte sürümün kahramanı: Keçi inadı, maymun enerjisi ve kuzu sevimliliğiyle kameralarımıza gülümsüyor. Bir iki tökezleme hariç hep ayaktaydı, ittirdi, kaktırdı ve sonunda ÇOMAR’ı yeni betiği ile nihai 1.0’a koyabildik. Teşekkürler MEren, seni seviyoruz.

MEren

Pardus Çalışan CD

Uludağ projesi Eylül 2004 ortasından itibaren yeni bir yola girdi, Ekim 2004 başından itibaren de bu yönde yol katetmeye başladı. Dört ay gibi bir zamanda ilk ürünümüzü çıkardık: Pardus Ulusal İşletim Sistemi Çalışan CD. Ayrıntısı web sitemizde, ilgilisi oraya baksın, ben başka şeyler anlatacağım!

17 Eylül’den bu yana web günlüğümde Uludağ projesi ile ilgili olarak yalnızca Uludağ Barometresi’ni yayınlıyordum. 13 Eylül’de Başarı İhtimali %12, Hayatta Kalma İhtimali de %21 imiş proje için. En son 1 Şubat’ta, yani Pardus Çalışan CD’yi baskıya verdikten sonra güncellediğimde ise Başarı İhtimali %78, Hayatta Kalma İhtimali ise %83 olmuş. Sevindirici.

İlk olarak bu ilerlemenin “sırrı”nı açıklayacağım. Kendi sözcüklerimle değil, çalışma arkadaşlarımızdan birinin ifadesi ile: Yetkiyi dağıtmak, ekibe inisiyatif tanımak. Bu yöntemin çözüm olduğunu uzunca süredir düşünüyordum zaten. Proje yönlendirmesine görev alan arkadaşlara ve UEKAE yönetimine sürekli söylediğim “Bu çocuklar ne yapacaklarını biliyorlar. Tek gereksinimleri bunları gerçekleştirmek için önlerinin açılması.” olmuştu. Sonunda ön açma görevi bana verildi, umarım iyi yapabilmişimdir.

Sonra, bu süreçte birlikte çalıştığımız tüm arkadaşlarıma teşekkür etmek istiyorum. Eğer onlar hedefe ve başarıya inanmasalardı bu ilerlemeyi kaydedemezdik. Akademik Bilişim’de Doruk Fişek’in dediği gibi Linux camiasında tanınan, son derece iyi bir ekip oluşturmuştuk (Serdar Köylü, Barış Metin ve A. Murat Eren). Proje yeniden yapılanınca hemen iki ekleme yaptık (S. Çağlar Onur ile Gürer Özen), sonra bir tane daha (Onur Küçük), en sonunda da grafikçimiz geldi (Umut Pulat). Kızlarımızı da unutmayayım, onlar emektarlarımız (Ayşe Genç ile Zerrin Çakmakkaya). Böyle bir ekiple başarısız olmak zaten mümkün değil.

Yalnızca Uludağ ekibi değil, geçen dört ayı aşkın sürede hemen her isteğimizi olumlu karşılayan ve, belki daha önemlisi, gözbebeği projesi olan Kamu SM‘den zaman çalmama göz yuman UEKAE Müdürü Önder Yetiş’e teşekkür etmeden geçemem. Ayrıca Uludağ Yönlendirme Kurulu üyeleri, LiveCD fikrini ilk ortaya atan, benim itirazlarıma karşın ısrar eden Ali Çıkıkçı başta olmak üzere, başarımızda pay sahibidirler.

Akademik Bilişim’e hazırlanırken hemen tüm gereksinimlerimizi en iyi şekilde karşılamaya çalışan UEKAE Satın Alma ve Seyahat birimlerinin tüm elemanlarına da teşekkürler.

Tabi Uludağ’ı, sonra Pardus’u kullanan, öneri ve eleştirlerini ileten, hep yanımızda olduklarını hissettiren, beğenen / beğenmeyen, seven / sevmeyen tüm camiaya da.

Hoşgeldin Pardus, seni uzun süredir bekliyorduk!