Blog’umu WordPress’e taşıdım

Epeyce zamandır dizüstümdeki blog’umu MovableType, ahaliye açık web günlüğümü de Barış Metin‘in blog yazılımı ile çalıştırıyordum. Bu hafta başından bu yana tümünü WordPress‘e taşıma çalışmaları yürüttüm, ve karşınızda yeni yüzü ile ET’s R’n’R gumbo!

MovableType’dan teknik açıdan bir rahatsızlığım yoktu, ama lisanslama yöntemini beğenmiyordum. GPL lisanslı bir blog yazılımı bulmaya epey zamandır uğraşıyordum. WordPress’i farketmem ilaç gibi geldi.

Taşıma biraz sorunlu oldu. WordPress’ten kaynaklanan sorunlar değil, aynı blog’un çeşit çeşit makinelerde çeşit çeşit kopyalarını tutmamın verdiği karmaşa. Bir gün civarında zaman harcadım envai çeşit problemleri çözmeye.

WordPress’in standart şablonunda nefret etmiştim. O nedenle birkaç haftadır bekliyordu transfer. Geliştiricilerden Alex King‘in sitesinde WordPress CSS Style Competition sayfasını bulunca o derdim de çözüldü. Şu anda Yeni Zellanda’dan Hadley Wickham’ın rubric şablonunu kullanıyorum, ama Zen ve passion-2 şablonları da hayli hoşuma gittiler. Bir ara kullanma fırsatı bulacağımı umuyorum.

Bir sorun blog’umun henüz Türkçe olmaması. WordPress po dosyaları üzerinde çalışıyorum. İnşallah yakında Türkçeleştirilmiş WordPress blog’cular camiasının emrine amade olacak.

Bas dersi alıyorum

“Yıllardır hayal ettiğim şeyler” listemi gerçekleştirme yoluna gidiyorum ya, sırada bas gitar vardı. Dün akşam ilk dersimi aldım ve bu aleme de ayağımı atmış oldum.

Neden bas gitar? Sanırım aslında çelloya olan hayranlığımdan. Acayip bir şekilde, müzikte lead etmek istemememden (acaba?). Bir gün kontrabas çalmak için bitip tükenmez bir arzu duymamdan. Piyano çalmaya başlayacak kadar kendime güvenmememden. Sanırım bu kadar sebep yeterli.

Neden şimdi? Dediğim gibi yıllardır proje halindeydi. Hatta geçen yaz bir ara bas almak için piyasa araştırmasına başlamıştım bile. Ama olmadı, şu oldu, bu oldu, o girdi araya, zamanı değildi, şuydu, buydu. En sonunda A. Murat Eren, herhalde ilahi bir dokunuş ile Uludağ proje ekibine dahil oldu. Onun bas üstatlığı ile benim hevesim bir araya gelince birkaç ay zaman alsa da sonunda ilk dersi ayarladık.

Dün akşam Meren ile Zyariz’in malikanesine gittim ve tıngırdatmaya çalışmaya başladım. İşte söz konusu cihaz bu:

Meren Bas

Ama hocamın tavsiye ve direktifleri yönünde önümüzdeki günlerde kendime bir bas alacağım. Bu sayede hergün çalışabilir hale geleceğim. İlk gün neler mi yaptık? Biraz sağ el, biraz sol el, biraz aşağıya, biraz yukarıya. Nasıl mı geçti ders? Hocam arada sırada sert ve otoriter olabiliyor, onu gördüm. Ama sanırım iyi öğretiyor. Anladığım kadarı ile (eğer yağcılık yapmıyorsa) ben de kazmalık sınırının üzerindeyim, çalışırsam bu işi becerebilecekmişim gibi geliyor.

Haydi hayırlısı. Ne demişler: “Bir işe başlamak bitirmenin yarısıdır.”