Çomar ile Pisi ve Yalı

Cuma akşamı Dolapdere’den çıktım. Yağmur altında 20 dk taksi bekledim ve başarısız oldum. Vurdum Taksim’e yürüdüm. Bostancı dolmuş sırasındaki elemanlar üstüsüte çıksalar Mars’a olmasa bile Ay’a ulaşırlardı, çaresiz dipten girdik sıraya. Ortada yarı akıllı yarı deli tipler kah sırayı ikiye bölüp kah yeniden birleştirirken rüzgardan şemsiyem ayvayı yedi, ama ne yeme. Ne açılıyor, ne kapanıyor, telleri bir acayip olmuş, oynadıkça etrafa tehlike yaratıyorum. Okkalı bir küfür patlatıp sıradan çıktım, önce şemsiyeyi kendine getirmeye çalışacağım, sonra Karaköy’e gideceğim bir taksiyle, vapurla Kadıköy, dolmuşla eve. Neyse ilk önce şemsiyeyi bir çöplükte mevlası ile başbaşa bıraktım. Taksiciler 18. Yağmur Bayramı nedeniyle evlerine kapanmışlar, yollarda boş taksi bulmak çakılmayan Windows bulmak gibi zor bişey. Gümüşsuyu’ndan aşağıya basıyorum. Kabataş civarında (neyse bu sefer kısmen korunaklı bir yerde, otobüs durağında) 20 dk. daha taksi bekledim. İş başa düştü deyip Karaköy’e yürümeye başladım. Tam metro/tünel inşaatı nedeniyle merdivenleri küfürler eşliğinde tırmanıp setüstüne gelmiştim ki yukarıdaki kıyamadı bir boş taksi gönderdi. Gerisi plandaki gibi, Karaköy-vapur-Kadıköy-dolmuş-ev. Tüm hikaye 2,5 saat sürdü.

Şimdi bunları neden anlatıyorum, diyeceksiniz. İnsan bu şekil yürüyüp duruken, ve sürekli yağmur yağıyorsa ve sabah hem hava güzel ve hem de nasıl olsa şemsiyem var diye ceketle çıkmışsa evden yol boyunca sıkı şekilde beyinsel faaliyette bulunuyor. Ben de, insan olduğumdan olsa gerek, bulundum.

Netice olarak LiDOR ve U-PIE projelerinin yeni isimlerini buldum. Sakın “yahu hoca, yine mi isim?” demeye kalkmayın. Bir kere isimler çok şık, sonralıkla ben nası olsa bu projelere kodla felan katkı yapamayacağım, bari isim koyayım. Son olarak da proje için o kadar yorulup ıslanıp siniri bozulmuş bir proje yöneticisinin ricasını kıracak kadar taş kalpli değilsinizdir diye düşünüyorum.

Gelelim isimlere, Barış’ın dediği gibi akrostiş ile veriyorum:

Configuration by Objects: Modify And Restart

yani COMAR, daha doğrusu ÇOMAR. Özellikleri:

  1. Hayvan ismi, Açık Kaynak/Linux dünyasına hayli uygun
  2. Kısaltma Türkçe, proje ismi İngilizce, yeme de yanında yat
  3. Sıkı bir espri anlayışı (sense of humor) içeriyor, ki bu da Linux camiası için iyi
  4. Eğer uygulamalar koyunsa, biz de onları gütmek istiyorsak, daha önce konuştuğumuz gibi (karmaşık sistemler, adaptiflik vb.) en iyisi bir çoban köpeği bulundurmaktır, buyrun Çomar!

İkincisine geldik:

Packages Installed Succesfuly, as Intended

yani PISI, yani PİSİ. Çomar’ın en yakın arkadaşı. Özellikleri Çomar’ın 1-2-3 numarası ile aynı. Pisi için maalesef bir analojik bağlantı kuramadım 🙁

Tabii bir de şey var

Yet Another Linux Installer

yani YALI. Bunu hayvana çevirmedim, çünkü

  1. İstanbul bağlantısını çok güzel şekilde veriyor
  2. Herşeyi hayvan yapmaya çalışmak bir nevi görgüsüzlük olacaktı
  3. Karaköy’e gelmiştim

Müsaadenizle Çomar, Pisi ve Yalı’nın kulaklarına ezanla isimlerini fısıldayacağım.